Turkish-German translations for suçlu:

Schuldiger, schuldig, Schuldige · Kriminelle · Verbrecher · Täter · Straftäter · Übeltäter · Angeklagte · Wiederholungstäter · other translations

suçlu Schuldiger, schuldig, Schuldige

Bu konuda kendimi biraz suçlu hissettim.

Ich fühlte mich deswegen ein bisschen schuldig.

Kendimi hiçbir konuda suçlu hissetmiyorum.

Ich fühle mich wegen nichts schuldig.

Peder Onorio'nun gözünde hepsi de suçlu.

In Vater Onorios Augen sind sie schuldig.

Click to see more example sentences
suçlu Kriminelle

Hayır, gerçek bir suç dehası olması lazım.

Nein, ich muss eine echte Kriminelle ausfragen.

Kenar mahalleler tam bir suçlu yuvasıdır.

Slums sind Brutstätten für Kriminelle.

Jackie, suçlu falan değil.

Jackie ist keine Kriminelle!

Click to see more example sentences
suçlu Verbrecher

Bir adam, bir suçlu Bu gece idam edilmeli.

Ein Verbrecher soll heute Abend hingerichtet werden.

Teslim olun! Sizi suçlular!

Ergebt euch, ihr Verbrecher!

O bir suçlu değil.

Er ist kein Verbrecher.

Click to see more example sentences
suçlu Täter

O bir şüpheli, Suçlu değil!

Er ist ein Verdächtiger, kein Täter.

Yani adamımızın suç işlediği yerlerdeki park ihlallerini mi araştırdın?

Also hast du Parkverstöße mit den Tatorten unseres Täters abgeglichen?

Şüpheli suçu Talbot'a atmaya çalışıyor.

Unser Täter versucht es Talbot anzuhängen.

suçlu Straftäter

Liddell'in çocukları genç yaştaki suçlular.

Liddell's Kinder sind alle jugendliche Straftäter.

Suçlu öne çıksın ve tanıklık yapsın

Der Straftäter möge vortreten und aussagen.

Bu Liddell ile ilgili değil. Suçlular ile ilgili.

Es geht nicht um Liddell, sondern um die Straftäter.

suçlu Übeltäter

Artık bir suçlu değil.

Er ist kein Übeltäter mehr.

Dediğini yap suçlu.

Tu es, Übeltäter.

suçlu Angeklagte

Sanık Ann Ewing'i suçlu olarak gördük sayın yargıç.

Wir befinden die Angeklagte, Ann Ewing, für schuldig, euer Ehren.

suçlu Wiederholungstäter

Homer Simpson. Tekrar suç işlemişsin.

Homer Simpson, Sie sind ein Wiederholungstäter.