Turkish-German translations for tamamlamak:

abschließen · beenden · erledigen · vollenden · runden · fertigstellen · perfektionieren · vervollständigen · füllen · ausfüllen · other translations

tamamlamak abschließen

Özçağrılı teşhis tamamlandı.

Rekursive Diagnose abgeschlossen.

İlk yardım tamamlandı.

Erste Hilfe abgeschlossen.

Başlangıç ateşlenmesi tamamlandı.

Startphase Eins abgeschlossen.

Click to see more example sentences
tamamlamak beenden

Zamansal saldırı tamamlandı.

Temporaler Eingriff beendet.

Arındırma süreci tamamlandığında HYDRA'nın yenidünya düzeni doğacak.

Sobald der Säuberungsprozess beendet ist, entsteht Hydras neue Weltordnung.

Tüm güvertelerde kapatma sırlanması tamamlandı, Kaptan.

Alle Decks haben die Abschaltsequenz beendet.

Click to see more example sentences
tamamlamak erledigen

Her şey tamamlandı.

Alles ist erledigt.

Hayır, her şey tamam. Teşekkürler.

Nein, es ist alles erledigt, danke.

Tamam, ben bu işi yaparken sen ne yapacaksın?

Okay, während ich das erledige, was wirst du tun?

Click to see more example sentences
tamamlamak vollenden

Yakıt ikmali ilk aşama tamamlandı.

Erste Phase: vollendet. Kapiert, Tanken.

Görüyorsun ya Bloom'cuğum, birinci aşama tamamlandı.

Sieh her, BIoom. Phase eins ist vollendet.

Dana ve Pushy'nin serüveninin ilk basamağı tamamlandı.

Danas und Pushys Odyssee, Stufe eins, vollendet.

Click to see more example sentences
tamamlamak runden

Ben bir tur atacağım tamam mı?

Ich mach eine Runde, ok?

Tamam, birer tane daha alalım.

Noch eine. Okay, noch eine Runde.

Ben biraz koşuya çıkıyorum, tamam mı?

Ich gehe 'ne Runde joggen, ja?

Click to see more example sentences
tamamlamak fertigstellen

Guy da kitapları tamamlamış olacak.

Guy hat die Bücher fertiggestellt.

Bir sınır çiti, henüz tamamlanmamış.

Ein Grenzzaun, noch nicht fertiggestellt.

tamamlamak perfektionieren

Walter, bu teknolojiyi kim tamamlamış olabilir, biliyor musun?

Walter, wissen Sie, wer diese Technologie perfektioniert haben könnte?

tamamlamak vervollständigen

Rowe üçgenini tamamlamak için bir cadı kurban etmelisin.

Um den Rowe-Zirkel zu vervollständigen, musst du eine Hexe opfern.

tamamlamak füllen

Belki içi çikolata doludur. Tamam mı?

Vielleicht ist es mit Schokolade gefüllt, ok.

tamamlamak ausfüllen

Form doldurmam lazım, tamam?

Ich muss Formular ausfüllen, okay?