Turkish-German translations for telefon:

Telefone, Telefon · Handy · Anrufe, Anruf · Telefonnummer · telefonieren · Mobiltelefon · Apparate, Apparat · telefonisch · Telephone, Telephon · Fernsprecher · other translations

We also found translations for word Telefon in German.

telefon Telefone, Telefon

Bir telefonu ya da elektronik ajandası olmalı.

Sie muss ein Telefon oder einen Organizer gehabt haben.

Neden birisi Baba Suresh'in telefonunu dinlemek istesin ki?

Warum sollte jemand Papa Saresh's Telefon abhören wollen?

Buralarda bir yerde bir telefon olması lazım.

Es muss hier irgendwo ein Telefon geben.

Click to see more example sentences
telefon Handy

Pamuk poli karışımı gömleğinden, ütüsüz haki renk bol pantolonundan ve telefon kılıfından olabilir.

Wegen Ihres karierten Hemds. Wegen Ihrer khakifarbenen Bundfaltenhose. Wegen Ihrer Handy-Gürteltasche.

Bu arada, Ah-jung'un cep telefonu nerede?

Ach übrigens, wo ist Ah-jungs Handy?

Bu senin telefonun değil, hiç de değildi.

Dies ist nicht und war nie Ihr Handy.

Click to see more example sentences
telefon Anrufe, Anruf

Ama önce bir telefon etmek istiyorum.

Aber zuerst möchte ich einen Anruf tätigen.

Umarım sarhoş bir telefon görüşmesini kaçırmamışımdır.

Ich hoffe, ich habe keinen Trunkenheits-Anruf verpasst.

Afedersin paşam. Bir telefon görüşmesi yapabilir miyim?

General Murchison, kann ich einen Anruf tätigen?

Click to see more example sentences
telefon Telefonnummer

Bir telefon numarası bıraktı.

Sie hinterließ eine Telefonnummer.

Elimizde telefon numarası var.

Wir haben ihre Telefonnummer.

Üstünde sizin telefon numaranız var.

Da steht Ihre Telefonnummer drauf.

Click to see more example sentences
telefon telefonieren

Bu konuda ikimiz de biraz aptalca davrandık, ama telefonda konuşuyoruz.

Wir beide haben uns dumm deswegen benommen, aber wir telefonierten.

Ben telefon edeceğim dedim.

Ich sagte, ich muss telefonieren.

Ben doktor Nash. Telefonda konuşmuştuk

Ich bin Dr. Nasch, wir telefonierten.

Click to see more example sentences
telefon Mobiltelefon

Cep telefonuyla, kaybolduktan bir kaç dakika sonra.

Mobiltelefon, ein paar Minuten, nachdem sie verschwunden ist.

Viggo'nun cep telefonu.

Viggos Mobiltelefon. Hier.

Bize cep telefonun lazım.

Wir brauchen dein Mobiltelefon.

Click to see more example sentences
telefon Apparate, Apparat

Max Skinner'ın telefonu.

Max Skinners Apparat?

Conrad Grayson'un telefonu.

Conrad Graysons Apparat.

Detektif Beckett'ın telefonu.

Detective Beckett's Apparat.

Click to see more example sentences
telefon telefonisch

Beni telefonla görüşerek işe aldı.

Sie hat mich telefonisch engagiert.

Pretty Lake'e telefonla ulaşmak çok zor.

Man erreicht Pretty Lake telefonisch kaum.

Siz tüm telefon iletişiminden sorumlu olacaksınız.

Sie übernehmen die ganze telefonische Kommunikation.

Click to see more example sentences
telefon Telephone, Telephon

Ona hemen telefonu ver!

Gib ihm das Telephon, los!

Birleşik Telefon ve Telgraf Şirketi'den, Bay Corngold ve Bay Dant,

Die Herren Corngold und Dant von der United Telephone and Telegraph Company.

Sadece o telefonu getir, Jack.

Hol mir einfach das Telephon, Jack.

telefon Fernsprecher

Bay Carson'ın telefonu çalıyor.

Mr. Carsons Fernsprecher klingelt.