Turkish-German translations for toplantı:

Meeting · treffen · Besprechung · Versammlungen, Versammlung · Konferenzraum · Sitzungen, Sitzung · Konferenzen, Konferenz · Gesellschaften, Gesellschaft · Tagungen, Tagung · other translations

toplantı Meeting

Toplantı bir kaç hafta daha beklemek zorunda bir süre burada kalacağız.

Dieses Meeting wird ein paar Wochen warten müssen. Wir bleiben hier.

Az önce çok önemli bir toplantıdan çıktım.

Ich hatte gerade ein wichtiges Meeting.

Bu haftalık toplantılar başa bela.

Diese wöchentlichen Meetings sind lästig.

Click to see more example sentences
toplantı treffen

Sonra bir toplantı daha yapmamız gerek.

Wir müssen später noch ein Treffen einberufen.

Hayır sağol, obezler toplantım var.

Nein, danke, ich habe ein OA-Treffen.

Keşke daha iyi haberlerim olsaydı Fernando ama bu toplantı çıkacağın anlamına gelmiyor.

Ich wünschte, ich hätte bessere Neuigkeiten für Sie, Fernando, aber das ist kein Sie-kommen-raus Treffen.

Click to see more example sentences
toplantı Besprechung

Bir toplantı ayarlayabilir miyiz?

Können wir eine Besprechung ansetzen?

Burada bir toplantı yapıyorduk.

Wir haben eine Besprechung.

İki dakika sonra toplantı.

Besprechung in zwei Minuten.

Click to see more example sentences
toplantı Versammlungen, Versammlung

O halde ben toplantıya gidiyorum

Dann gehe ich zur Versammlung

Büyük bir toplantı.

Eine große Versammlung.

Bir sonraki toplantıda görüşürüz.

Bis zur nächsten Versammlung.

Click to see more example sentences
toplantı Konferenzraum

Bay Hayden, toplantı odamıza ihtiyacımız var.

Mr. Hayden, wir brauchen unseren Konferenzraum.

Tüm bilim, makine ve denetleme personeli toplantı odasına.

Wissenschafts-, Maschinenraum und Aufsichtspersonal in den Konferenzraum.

Will, bizi toplantı odasında istiyor.

Will möchte uns im Konferenzraum.

Click to see more example sentences
toplantı Sitzungen, Sitzung

Şimdi bir toplantım var.

Ich hab jetzt eine Sitzung.

Doksan günde doksan toplantıya katıl.

Neunzig Sitzungen in neunzig Tagen.

Geçen ayki belediye meclisi toplantısında tanışmıştık.

Claire Dunphy. Von der Stadtrats-Sitzung letzten Monat?

Click to see more example sentences
toplantı Konferenzen, Konferenz

Aynı basın toplantısında, Başkan Eisenhower şöyle dedi.

Auf der gleichen Presse-Konferenz sagte Präsident Eisenhower:

Bu basın toplantısı değil,demi mi?

Das ist keine Presse Konferenz, oder?

Peki zavallılar toplantısı nasıl gidiyor?

Wie war die Loser-Konferenz denn so?

Click to see more example sentences
toplantı Gesellschaften, Gesellschaft

Kayağa binmeler, balolar toplantılar ve danslar.

Für Schlittenfahrten, Bälle, Gespräche, Gesellschaften,

toplantı Tagungen, Tagung

Oteller ve toplantılarda çalışıyorum.

Hotels, Tagungen, Sie verstehen.