toplantısını

Toplantı bir kaç hafta daha beklemek zorunda bir süre burada kalacağız.

Dieses Meeting wird ein paar Wochen warten müssen. Wir bleiben hier.

Sanırım bunların yerine bir basın toplantısı düzenleyeceğim.

Ich denke ich werde stattdessen eine Pressekonferenz abhalten.

Sonra bir toplantı daha yapmamız gerek.

Wir müssen später noch ein Treffen einberufen.

O zaman bir toplantı ayarla.

Dann vereinbare ein Meeting.

Ama bugün büyük ve geyce bir toplantım var.

Aber ich habe heute ein großes, schwules Meeting.

Bu sabah çok önemli bir toplantım var.

Ich habe ein wichtiges Meeting heute morgen.

Yukarıda bir basın toplantısı düzenliyorum.

Oben findet eine Pressekonferenz statt

Bir basın toplantısı yapmamız gerekiyor.

Wir müssen eine Pressekonferenz abhalten.

Toplantı için cehennem gibi bir yer.

Ein höllischer Ort für ein Treffen.

Yarın bir basın toplantısı düzenlenecek.

Morgen findet eine Pressekonferenz statt.