toplarım

Merak etme, eşyalarını ben toplarım.

Keine Angst, ich packe deine Sachen.

Sayılar, toplar, atışlar, koşular, hatalar.

Strikes, Würfe, Schläge, Runs, Fehler.

Hayır, ben kendim eşyalarımı toplarım.

Nein, ich packe meinen Scheiß selber.

Senin için çiçek topladım.

Ich habe euch Blumen gepflückt.

Şişmiş toplar mı, demiştin?

Entzündete Zergenbobs, sagten Sie?

Tuzlu Çikolata Toplarım onu diriltmiş olmalı!

Meine Schokobällchen haben ihn wiederbelebt.

Hayır, onlar toplar. Evet.

Nein, sie würden beisteuern.

Senin için biraz para topladım.

Etwas Kohle für dich gesammelt.

Ben olayları toplarım.

Ich sammle Ereignisse.

Yeterince bilgi topladım zaten.

Ich habe genug Informationen gesammelt.