ulaştı

Bu sana, ulaşması kolay, bir saygınlık kazandırmış olmalı.

Diese Differenzierung erscheint Ihnen sicher äußerst zweckmäßig.

O, yabancı bir tüccarın oğlunun ulaşamayacağı kadar uzak.

Für einen fremden Kaufmannssohn ist sie unerreichbar.

Tekrar ediyorum, Fener alana ulaştı.

Ich wiederhole, Flashlight angekommen.

Bir başka numara ulaştı elimize.

Wir haben eine weitere Nummer erhalten.

Lorca'nın adamları bana ulaştı.

Lorcas Männer haben mich kontaktiert.

Ulaşılabilir ol tamam mı?

Seien Sie erreichbar, klar?

Maksimum itme gücüne ulaştılar.

Sie haben maximalen Schub.

Tekne asla ulaşmadı.

Boot nie angekommen.

Yıllık resimlerine ulaş.

Beschaffen Sie Jahrbuchfotos.

Kulaklık ona ulaşıyor. Beş. .dört üç iki bir.

Ohrhörer ist einsatzbereit in fünf vier drei zwei eins.