unuttun

Yakında bu zavallı Çeçenistan unutulmuş bir çorak arazi olacak.

Dieses lächerliche Tschetschenien wird bald eine vergessene Wüste sein.

Ben seni buldum, unuttun mu?

Ich habe dich gefunden, vergessen?

Bu arada, sol gözündeki lensi çıkartmayı unuttun.

Übrigens, Sie haben vergessen, Ihr linkes Auge rauszunehmen.

Ben hiçbir şey unutmadım.

Ich habe gar nichts vergessen.

Sanırım bir şey unuttun.

Ich denke, Sie vergessen etwas.

Başka her şeyi unutmak istiyorum.

Alles andere möchte ich vergessen.

Her şeyi unutmak istedim.

Ich wollte alles vergessen.

Bir daha hiçbir şeyi unutmak istemiyorum.

Ich möchte nie wieder etwas vergessen.

O burada çalışıyor, unuttun mu?

Sie" arbeitet hier, vergessen?

O zaman beni unutmak isteyeceksin.

Dann werden Sie mich vergessen wollen.