uydular

Uydu antenleri manzaramızda çoğalmaya başladılar.

Satellitenschüsseln ließen unsere Landschaften erblühen.

Uydudan gönderilme, akıllı hedefleme.

Satelliten gestützte intelligente Zielerfassung.

Bütün askeri uydular yeniden konumlandırılmış!

Sämtliche Militärsatelliten wurden neu ausgerichtet!

Siz benim uydu kovboylarımsınız.

Ihr Jungs seid meine Satelliten-Cowboys.

Düzenli olarak uydu tamir ediyorum.

Ich fernwarte regelmäßig Satelliten.

HERHANGİ BİR ÜLKENİN UYDUSU DEĞİLİZ

WIR SIND KEIN SATELLITENSTAAT

Uydu görüntülerim var.

Ich habe Satellitenbilder.

Daha çok uydu kullanmaya çalışıyoruz.

Wir schalten mehr Sateliten ein.

Bu adrese erişmek için uydulara ihtiyacım olacak.

Ich brauche Satellitenüberwachung an diesem Standort.

Her bir uyduda, mega nötron bombası var.

An jedem Satelliten hängt eine Meganeutronenbombe.