Turkish-German translations for uygun:

passend · richtig · angemessen · geeignet · angebracht · korrekt · günstig · Recht · anständig · verfügbar · optimal · entsprechend · billig · einfach · schicklich · nett · bequem · praktisch · ratsam · relevant · tauglich · other translations

uygun passend

Eski bir Çin şerefesi uygun olur.

Ein chinesischer Trinkspruch würde passen.

Ve bu çok uygun, çünkü sen ve ben farklı değiliz.

Und es passt, denn Sie und ich sind nicht so unterschiedlich.

Hayır, bana uygun değil.

Nein, das passt mir nicht.

Click to see more example sentences
uygun richtig

Bir kulüp açılışı uygun bir randevu mu?

Ist eine Cluberöffnung ein richtiges Date?

Peki ne zaman uygun zaman?

Wann ist der richtige Zeitpunkt?

Hayır, biliyorsun, benim uygun bir kadına ihtiyacım var.

Nein, weißt du, ich brauche eine richtige Frau.

Click to see more example sentences
uygun angemessen

Alkış bekliyordum ama sanırım sersemlemiş sessizlik de bir o kadar uygundur.

Ich habe Applause erwartet, aber ich schätze, verdutztes Schweigen ist ebenso angemessen.

Oldukça uygun görünüyor.

Scheint ziemlich angemessen.

Affedersiniz General Solo, ama bu hiç de uygun olmaz.

Verzeihen Sie, General Solo, aber das wäre nicht angemessen.

Click to see more example sentences
uygun geeignet

İnsansı yaşamına uygun olan.

Geeignet für humanoides Leben.

Korkarım General Jackson'un sesi savaş alanına daha uygun.

Ich fürchte, General Jacksons Stimme eignet sich mehr fürs Schlachtfeld.

Bu için uygun değilim ve asla da olmayacağım.

Ich bin nicht geeignet dafür und werde es auch nie sein.

Click to see more example sentences
uygun angebracht

Ve onun orta süsü olması uygun olur, çünkü sen de benim merkezimdesin.

Und sie zum Mittelstück zu machen ist angebracht weil du mein Mittelstück bist.

Bayan Swan, bu hiç uygun değil.

Oh, Miss Swan, das ist nicht angebracht.

Bu hiç uygun değil.

Es ist nicht angebracht.

Click to see more example sentences
uygun korrekt

Demek Ölüm Yıldızı uygunsuz gezegenleri sansürlüyor, öyle mi?

Also "zensiert" der Todesstern anstößige Planeten? Korrekt.

Evet, uygun kelime bu.

Ja, das Wort ist korrekt.

Her şey uygun görünüyor, Bayan Crozier.

Das sieht korrekt aus, Miss Crozier.

Click to see more example sentences
uygun günstig

Bu en uygun fiyatlı muhafazadır.

Das ist unser günstigstes Behältnis.

Bu elimizdeki en uygun fiyatlı muhafazadır.

Dies ist unser günstigstes Behältnis.

Doğal ortamı yeterince uygun ya da besleyici değilse hücre, ölümsüzlüğü seçecektir.

Ist der Lebensraum nicht günstig oder nährend genug wählt die Zelle Unsterblichkeit.

Click to see more example sentences
uygun Recht

İkisi de uygun.

Beide haben recht.

Bu gerçekten uygun bir zaman değil.

Das ist nicht wirklich die rechte Zeit.

Bu bana uygun, efendim

Ist mir recht, Sir.

uygun anständig

Onlara uygun bir Hıristiyan cenazesi yapalım.

Wir geben ihnen ein anständiges christliches Begräbnis.

Tamam. Şimdi biraz uygun ve askeri bir şeyler görelim:

Jetzt sehen Sie mal etwas Anständiges, etwas Militärisches:

Bay Arden, durumunuz uygun mu?

Mr. Arden, Sie sind anständige?

uygun verfügbar

Tüm uygun birimler hemen LA Brea'daki Urban Burn Spor Salouna gitsin.

Alle verfügbaren Einheiten zum Urban Burn Gym in der La Brea, sofort.

Sırf Komiser Lance sinirli ve Felicity şu anda uygun değil diye.

Nur weil Captain Lance wütend ist und Felicity momentan nicht verfügbar ist.

Ne zaman uygun olur?

Wann ist es verfügbar?

uygun optimal

Artık bütün sistemler uygun.

Alle Systeme jetzt optimal.

Bu benim en uygun zamanım.

Es ist meine Optimale Zeit.

uygun entsprechend

Bayan Ragetti, her şey standartlarımıza uygun görünüyor.

Miss Ragetti, es scheint alles unseren Anforderungen zu entsprechen.

Her şey Palácio standartlarına uygun gibi.

Entspricht alles dem hohen Standard des Palácio.

uygun billig

Komiser Beizmenne'in tüm faaliyetleri Bonn'daki İç Güvenlik'le koordinelidir ve yönetim tarafından uygun görülmüştür.

Alle Maßnahmen Beizmennes sind mit der Sicherungsgruppe Bonn harmonisiert und vom Krisenstab gebilligt.

Çok uygun ve son derece ucuz.

Sehr bequem und so billig.

uygun einfach

Fakat antik uzaylı kuramcılarına göre bu sayılar uygun değil.

Aber für Prä-Astronautik-Theoretiker passen diese Zahlen einfach nicht.

Sadece, bu tartışmak için uygun bir gün değil.

Es ist einfach nicht der Tag für so eine Diskussion.

uygun schicklich

Gerçekten her şey oldukça uygun.

Es ist wirklich alles sehr schicklich.

Fakat bu uygun olur mu?

Aber wäre das schicklich?

uygun nett

Daha uygun yerler var.

Es gibt nettere Orte.

uygun bequem

Çok uygun ve son derece ucuz.

Sehr bequem und so billig.

uygun praktisch

Uygun bir rastlantı.

Ein praktischer Zufall.

uygun ratsam

Bu uygun mu, Bay Musgrave?

Ist das ratsam, Mr. Musgrave?

uygun relevant

Içerik saglayicilarinda tüm uygun dosyalarim var.

Deine Inhaltsanbieter haben alle meiner relevanten Daten.

uygun tauglich

Bence çok uygun bir evlilik olacak Bay Wormold.

Ich halte es für eine äußerst taugliche Ehe, Mr. Wormold.