Turkish-German translations for uyuşturucu:

Drogen, Droge · Drogenabhängige · Medikament · Drogenhandel · dope · Betäubungsmittel · Drogenkriminalität · Drogenkonsum · other translations

uyuşturucu Drogen, Droge

Daha çok yasadışı ilaçlara el konmuş ve uyuşturucu tacirleri tutuklanmıştır.

Wir haben mehr illegale Drogen beschlagnahmt, mehr Drogenstraftäter verhaftet.

Sefer yok, satma yok, uyuşturucu yok.

Keine Fahrten, keine Deals, keine Drogen mehr.

Uyuşturucu, sigara, kumar.

Drogen, Zigaretten, Wetten.

Click to see more example sentences
uyuşturucu Drogenabhängige

Köylüler, fahişeler, uyuşturucu bağımlıları, şizofrenler!

Landarbeiter, Hehler, Drogenabhängige, Schizophrene!

Muhtemelen uyuşturucu bağımlısı.

Möglicherweise ein Drogenabhängiger.

Orada, uyuşturucu bağımlıları için rehabilitasyon klinikleri var.

Da gibt es eine Rehabilitationsklinik für Drogenabhängige.

Click to see more example sentences
uyuşturucu Medikament

Alkol yok, ilaç yok, uyuşturucu yok.

Kein Fusel, keine Medikamente, keine Drogen.

Uyuşturucu veya ilaç almış olabilir mi?

Hat sie Drogen oder Medikamente genommen?

Şizofreni değil. Biyometriye göre uyuşturucu kullandığına dair bir bulgu yok.

Es ist keine Schizophrenie, Biometrik weist keine Medikamente auf.

Click to see more example sentences
uyuşturucu Drogenhandel

İkisi de uyuşturucu satmaktan tutuklanmış.

Sie wurden beide wegen Drogenhandel verhaftet.

Babam Meksikalı bir gangster ve uyuşturucu kralıydı. Tijuana'nın da eski belediye başkanıydı.

Mein Vater war ein mexikanischer Gangster und Boss im Drogenhandel, und ehemaliger Bürgermeister von Tijuana.

Nakabara uyuşturucu satmak için okulunu paravan olarak kullandı.

Nakabara benutzte den Dojo, als Fassade für den Drogenhandel.

uyuşturucu dope

Bir kaç sağlam suçlama, masada biraz uyuşturucu.

Ein paar Straftatsbestände, etwas Dope auf dem Tisch.

Uyuşturucu ve silah.

Dope und Waffen.

Hayır, çok fazla uyuşturucu içiyor.

Nein. Er raucht zu viel Dope.

uyuşturucu Betäubungsmittel

Değil. Umutsuzluk uyuşturucu gibidir.

Verzweiflung ist ein Betäubungsmittel.

Tam olarak ne için uyuşturucu verecek?

Für was genau ein Betäubungsmittel?

Elinde hiç uyuşturucu ilaç yok mu?

Hast du keine Betäubungsmittel? Ja.

uyuşturucu Drogenkriminalität

Şu Seidelbaum'la buluştum Güney Florida'da yaşanan uyuşturucu bağlantılı şiddet olayları

Ich traf diesen Seidelbaum die Drogenkriminalität, die Südflorida heimsucht

Binlerce insan sokaklara dökülüp uyuşturucu aleyhtarı yürüyüşlere katıldı.

Tausende demonstrierten jede Woche gegen die Drogenkriminalität.

uyuşturucu Drogenkonsum

Peki ya uyuşturucu kullanımı?

Was ist mit Drogenkonsum?