yöneldi

Kaçırılan uçak, New York'a doğru yöneliyor.

Entführtes Flugzeug fliegt Richtung New York.

Seven direk olarak B'omar uzayına yöneldi.

Seven ist in Richtung B'omar-Raum unterwegs.

İspanyol silahları üstümüze yönelmişti ve keskin nişancılar bizi teker teker temizliyordu.

Spanische Gewehrläufe auf uns gerichtet, Scharfschützen, die uns herauspickten.

Hangi tarafa doğru yöneldiler?

In welche Richtung ritten sie?

Gümüş renkli bir Sedan kullanıyor, doğuya yöneldi.

Er ist in einem silbernen Sedan, fährt nach Osten.

Çünkü, burada, henüz üzerimize yöneltilen, bir dünya sistemiyle mücadele ediyoruz.

Weil wir hier ein Weltsystem bekämpfen, das uns gerade übergestülpt wurde.

Tanklar önemli kavşaklara yerleştirildi ve daha çok tank Tiananmen Meydanı'na yöneldi.

An Verkehrsknotenpunkten wurden Panzer aufgestellt und die Panzerverbände auf dem Tiananmen-Platz verstärkt.

Evet, beşeri bilimlere yönel. Tarih olabilir.

Ja, z.B. Geisteswissenschaften, vielleicht Geschichte.

Doğuya yönel ve bana ne gördüğünü söyle!

Geh zum Osthang und sag mir, was du siehst!

Cleveland şimdi uçuş iki'yi Chicago Merkez'e yöneltti.

Cleveland übergab eben Flug zwo an das Chicago Centre.