yörüngede

Sanal parçacık yörüngelerini ekliyorum.

Ich füge virtuelle Partikelflugbahnen hinzu.

Yörünge şartlarında sekiz dakikamız var.

Laut Orbitzahlen haben wir acht Minuten.

Voyager'ın yörüngesini tahmin ettim.

Ich habe Voyagers Flugbahn extrapoliert.

Ekvatoral yörüngeye varıldı.

Äquatoriale Umlaufbahn erreicht.

Yörünge ateşlemesi başlıyor.

Steuerraketen einwandfrei gezündet.

Nötrino yörüngelerini hesaplıyordum.

Ich berechne Neutrinoflugbahnen.

Yörünge koordinatları verildi.

Orbitalkoordinaten sind frei.

Bir gezegenin yörüngesinde büyük siyah bir anıt?

Ein großer schwarzer Monolith, der einen Planeten umkreist?

Geçenlerde, yörüngeye parçacık saçma teknolojisiyle bir uydu yerleştirdik.

Kürzlich stationierten wir eine Partikelstrahlwaffe in der Umlaufbahn.

Waynecom uydusu, elektromanyetik bir jiroskopi sistemiyle yörüngede duruyordu.

Der WayneCom-Satellit orientiert sich mit Hilfe elektromagnetischer Gyro-Navigation.