yükseliyor

Eğer prefrontal korteksiniz kazanırsa, stres hormonu değerleriniz yükseliyor.

Wenn Ihr präfrontaler Cortex gewinnt, geht Ihr Stresshormonen-Level nach oben.

Kalp atışı yükseliyor kan basıncı artıyor.

Herzschlagfrequenz erhöht sich, Blutdruck steigt

Sanki bir baloncuk yükseliyor gibi.

Wie ein aufkommendes Sprudeln.

Termometre ısınızın yükseldiğini gösteriyor.

Ihre Temperaturanzeige meldet "Überhitzung".

Güç seviyeleri yükseliyor.

Energieniveau erhöht sich.

Dr. Graiman'ın sesini yükselttiğini duydum.

Ich bemerkte Dr. Graimans erregte Stimmlage.

Yükseltici buralarda bir yerde olmalı.

Der Aszendent muss hier irgendwo sein.

Yükseltici neden burada olsun ki?

Warum sollte der Aszendent hier sein?

Birleşik, birleşik bayrağımız yükseliyor

GRUPPE SINGT: Zusammenstehen! Zusammenstehen!

Mesela yükselen kemerler ve renkli cam pencereler ve duvarlarda heykeller olmalı.

Da müssen himmelhohe Bögen und bemalte Glasfenster sein und in die Wände gebauten Statuen.