Turkish-German translations for yanında:

bei · neben · dabei · nebenan · auch · an · daran · daneben · Außerdem · dicht bei · zusammen · other translations

yanında bei

Annem kız kardeşinin yanında olmak istedi.

Meine Mutter wollte bei ihrer Schwester sein.

Meyve ya da sebze var yanınızda?

Haben Sie Obst oder Gemüse bei sich?

Orada kal! Mark'ın yanında kal!

Geh zurück, bleib bei Mark!

Click to see more example sentences
yanında neben

Barmenlerin yanında, erkekler genellikle kadın ruh doktorlarına açılmayı severler.

Neben Barkeepern, erzählen Männer gerne alles weiblichen Seelenklempnern.

Hayır, onun yanında. Mary Tyler Moore.

Nein, neben ihm, Mary TyIer Moore.

Baba, Christina'nın yanına oturabilir miyim?

Papa, darf ich neben Christina sitzen?

Click to see more example sentences
yanında dabei

Yanımda bir çocuk var.

Ich habe ein Kind dabei.

Yanımda bir kaç arkadaşım da var.

Hab ein paar Freunde dabei.

Yanında bir bıçağı vardı.

Er hatte ein Messer dabei.

Click to see more example sentences
yanında nebenan

Ben yan evde oturuyorum.

Ich wohne gleich nebenan.

Yan odada bekliyorum.

Ich warte nebenan.

O yan odada.

Er ist nebenan.

Click to see more example sentences
yanında auch

Bir cisim yanından geçerse yani gözükmeyen bir cisim

Wenn ein Objekt durchfliegt, auch ein unsichtbares Objekt

Yanında Reflektör İsa da veriyorlar mı?

Ist auch ein Reflektor in Jesus-Form dabei?

Bu yüzden de Luise'nin yanındaki yatağı sana verdim.

Deswegen habe ich dir auch das Bett neben Luises gegeben.

Click to see more example sentences
yanında an

Bir ses, bir nefes oluver onun yanında

Sei eine Stimme, ein Lebensatem an seiner Seite.

Kediciğin nasıl çabucak öldürdüğünü göreceksin dün komadaki adamın yanında yatıyordu.

Sie werden bemerken, wie schnell sich Miezekätzchen Kill-Kill an den Komatypen angekuschelt hat.

Needle'in altında yanan bir araç var.

Brennendes Fahrzeug unten an der Needle.

Click to see more example sentences
yanında daran

En kötü yanı ne, biliyor musun?

Weißt du, was das Schlimmste daran ist?

En iyi yanı da ne, biliyor musun Jack?

Und weißt du, was das Beste daran ist, Jack?

Bu işin komik yanı ne biliyor musun Reagan?

Weißt du, was das Lustige daran ist, Reagan?

Click to see more example sentences
yanında daneben

Earl, hemen yanında oturuyor.

Earl sitzt gleich daneben.

Bodrumda bozuk bir C.T. makinesi var tam yanında bozuk bir argon lazeri ve bir görüntüleme cihazı var.

Um, da ist ein kaputtes CT im Keller, daneben ist ein kaputter Argonlaser und ein kaputtes Röntgengerät.

Yanında bir hatırlatma işaretiyle.

Mit einem Sternchen daneben.

Click to see more example sentences
yanında Außerdem

Ayrıca yanımda prezervatif de yok zaten.

Außerdem habe ich keine Kondome dabei.

Ayrıca, Turtle var yanımda.

Außerdem hab ich Turtle.

Ayrıca o yanındayken Davis bir yaratık değil.

Außerdem ist Davis in ihrer Nähe kein Monster.

yanında dicht bei

Bu iyi bir fikir değil, yanımdan ayrılma.

Das ist kein guter Gedanke. Bleib dicht bei mir.

Yanımda kal, tamam mı?

Bleib dicht bei mir, okay?

Dominic, benim yanımda kal. Tamam mı?

Dominic, bleibe dicht bei mir, OK?

yanında zusammen

Şimdi de birlikte yürüyorlar, yan yana.

Jetzt gehen Sie zusammen weiter, nebeneinander.

Evet, inatçı, inatçı ve daha inatçının yanında tabii.

Ja, zusammen mit stur, stur und noch sturer.