yapılan

Siz sarhoş, düzenbaz, ifrit, fuhuş yapan dinsiz, çıkarcı, hırslı sahtekarlarsınız.

Ihr seid Säufer, Betrüger, Schurken, Hurenmeister gottlose, selbstsüchtige, raffgierige Betrüger.

Ben bir avukata ihtiyacım yok. Ben yanlış bir şey yapmadım.

Ich brauche keinen Anwalt, ich habe nichts falsch gemacht.

Ya da bir resim yapabilir, bir opera besteleyebilirdim. Ama sonu da yiğitçe olmalı.

Ein Bild malen oder eine Oper komponieren wobei diese natürlich ein heldenhafteres Ende hätte.

Ama, ben yanlış bir şey yapmadım.

Aber ich habe nichts falsch gemacht.

Özür dilerim ama, sanırım hepiniz büyük bir hata yapıyorsunuz.

Entschuldigt, aber ich glaube, ihr macht einen schrecklichen Fehler.

Lütfen, ben yanlış bir şey yapmadım.

Bitte. Ich habe nichts falsch gemacht.

Yemin ederim, ben bir şey yapmadım!

Ich schwöre, ich habe nichts getan!

Ben yanlış bir şey yapmadım.

Ich habe nichts falsch gemacht.

Ama ben hiçbir şey yapmadım.

Aber ich habe nichts getan.

Aslında bize çok büyük bir iyilik yaptın.

Sie haben uns eigentlich einen großen Gefallen getan.