yapar

Yarık dudak ya da bir çocuktaki şekil bozukluğunu hayrına yapıyorum.

Für Wohltätigkeitsstiftungen operiere ich Hasenscharten oder behebe Deformationen.

Ben de biraz araştırma yaptım. Haberler iyi değil.

Ich habe auch ein bisschen gegraben, keine guten Nachrichten.

Ne yaptım ben? Korkunç bir hata yaptım.

Ich habe einen furchtbaren Fehler gemacht.

Ben de affedilmeyecek şeyler yaptım.

Ich habe auch etwas Unverzeihliches getan.

Ben Korkarım büyük bir hata yaptım.

Ich fürchte, ich machte einen großen Fehler.

Ben de kötü bir şey yaptım sandım.

Ich dachte ich habe etwas schlimmes getan.

Ben çok büyük bir hata yaptım.

Ich hab einen großen Fehler gemacht.

Bugün öğleden sonra küçük bir deney yaptım.

Heute Nachmittag habe ich ein kleines Experiment.

Ben her şeyi doğru yaptım.

Ich habe alles richtig gemacht.

Senin için bir şey yaptım.

Ich habe etwas für dich gemacht.