Turkish-German translations for yavru:

Kätzchen · Kleiner · Junge · Welpe · Nachkomme · Jungtier · Kitten · other translations

yavru Kätzchen

Bir yavru kedi gibi mırlıyor.

Schnurrt wie ein Kätzchen.

Sizi bir kedi yavrusu gibi zayıf yapar.

Sie sind schwach wie ein Kätzchen.

Köpek yavrusu, kedi yavrusu, sakız makinesi istiyorum.

Ich will ein Hündchen, ein Kätzchen, einen Kaugummiautomaten

Click to see more example sentences
yavru Kleiner

Hadi gel, yavrum.

Komm schon, Kleines.

Köpek yavruları çok şirindir.

Kleine Welpen sind niedlich.

Lütfen kapıyı kapat yavrum.

Kleines, bitte, schließ die Tür.

Click to see more example sentences
yavru Junge

Bu yavru Goa'uld'lar, çok gençler, çok kırılganlar, larva halindeyken.

Die jungen, anfälligen Goa'uld benötigen im Larvenstadium einen

En küçük yavrum Emily. Çocuk felci oldu.

Meine Jüngste, Emily, sie hat Polio.

Güvercin yavrusu, herb polenta ve arrabiata vejetaryenler için.

Junge Tauben, herber Maisbrei, Arrabiata für die Vegetarier.

Click to see more example sentences
yavru Welpe

Daha sadece bir yavru.

Er ist noch ein Welpe.

Beyaz bir köpek yavrusu.

Es ist ein weißer Welpe.

Ayrıca Cal yavru bir köpek de değil, adam pitbull.

Und Cal ist kein Welpe, er ist ein Pitbull.

Click to see more example sentences
yavru Nachkomme

Yavru'nun kalp atışları yavaşlıyor.

Die Herzfrequenz des Nachkommens fällt.

yavru Jungtier

Yavru sabırsızlanmaya başladı, Rafiki.

Das Jungtier ist ungeduldig, Rafiki.

yavru Kitten

CIA ona Kedi Yavrusu diyor. Kedi Yavrusu.

Die CIA nennt sie "Kitten"."Kätzchen".