yemeği

Sormak istediğin bazı sorular var biliyorum ama Balawi'ye biraz zaman ver.

Ich weiß, Sie wollen sicher einige Fragen loswerden, aber geben Sie Balawi etwas Zeit.

Bir kuş gibi yemek deyimini gerçekten biraz yanlış buluyorum çünkü kuşlar gerçekten çok fazla yerler.

Wie ein Vögelchen essen" ist ein ziemlich unzutreffender Ausdruck, denn Vögel fressen wirklich eine Menge.

O kediler bu gece romantik bir akşam yemeği yiyecek.

Diese Katzen werden heute Abend ein romantisches Essen haben.

İki yılda bir yeni okul, yeni bir dil, yeni yemekler.

Alle zwei Jahre eine neue Schule, neue Sprache, neues Essen.

Şahane yemek, şahane şarap, masajlar, kaplıca tedavileri

Fabelhaftes Essen, fabelhafter Wein, Massagen, Wellnessbehandlungen.

Bu akşam hepimiz için bir akşam yemeği ayarladım.

Ich habe für uns alle ein Abendessen organisiert.

Ben şimdi bir şey yemek istiyorum.

Ich würde jetzt gern etwas essen.

Ne zamandan beri vejetaryenler kızarmış tavuk yiyor?

Seit wann essen Veganer gegrilltes Hühnchen?

Palmice'in eşi, kocasının yerini bilmediğini söyledi.

Palmices Ehefrau bestritt jegliche Kenntnis seines Aufenthaltsortes.

Bir şey yemek ister misiniz?

Möchten Sie etwas essen?