Turkish-German translations for yeni:

neue, neu · von neuem · frisch · jung · nächste · Neuseeland · erneut · Neubau · Newcomer · other translations

yeni neue, neu

Ama çok vardı, yeni seralar, gübre bulunmaması kaygılar, düzenlemeler, tökezlemeler.

Aber ich hatte viel Arbeit, neue Frühbeeten, kein Dünger. Ein Wirrwarr, Beschaffung, Reisen.

Sadece onları koyacak yeni bir sepet buldum.

Ich habe lediglich ein neues Körbchen für sie gefunden.

Belki yeni bir okul çantasI?

Eine neue Schultasche vielleicht?

Click to see more example sentences
yeni von neuem

Bayanlar ve baylar New York eyaletinin yeni valisi Conrad Grayson!

Meine Herrschaften, Ihr neuer Gouverneur von New York: Conrad Grayson! Grayson!

Gerçek tek Tanrı'nızdan yeni emirler mi geldi?

Ein neuer Marschbefehl von eurem einzig wahren Gott?

Yeni pazarlama müdürü çok yakın bir arkadaşımın arkadaşı. Ve onu Peggy ile tanıştırmak istiyorum.

Der neue Marketingleiter ist ein Freund einer Freundin von mir und ich wollte ihn Peggy vorstellen.

Click to see more example sentences
yeni frisch

Yeni kocanız için temiz ve zinde olmak istersiniz, değil mi?

Ihr wollt sauber und frisch sein für Euren neuen Ehemann, oder nicht?

Annem için gidip yeni çiçekler toplamak istiyorum.

Ich will für meine Mutter frisch Blumen pflücken.

Yeni biçilmiş çimen gibi kokuyor.

Es riecht wie frisch gemähter Rasen.

Click to see more example sentences
yeni jung

Ama gün daha yeni başladı.

Aber der Tag ist noch jung.

Hayır, ama gece yeni başladı.

Nein, aber die Nacht ist jung.

Gün daha yeni başlıyor, Fusco.

Der Tag ist noch jung, Fusco.

Click to see more example sentences
yeni nächste

Bu şarkı yeni Pandemonium albümünden geliyor. Lady Stevie.

Der nächste Song ist vom Pandemonium-Album "Lady Stevie".

Bu yeni bir CD Gelecek hafta piyasaya süreceğiz.

Eine neue CD die wir nächste Woche rausbringen.

New York Times senin yeni Johnny Depp olduğunu yazmış.

Die "New York Times" sagt, du bist der nächste Johnny Depp.

Click to see more example sentences
yeni Neuseeland

Ben Yeni Zelanda Hayvanat Bahçesi'nin sorumlusuyum ve bu maymun New Town'a gidiyor.

Ich bin ein Beauftragter des Neuseeland-Zoos, und dieser Affe geht nach Newtown.

Bunu da Yeni Zelanda'daki teyzem Mary göndermiş. Annemin kardeşi.

Das ist von meiner Tante Mary, Neuseeland, Schwester meiner Mutter.

Tayvan değil, Kosta Rika, Irak, Umman, Sri Lanka Arjantin, Yeni Zelanda, İspanya, İrlanda, İsrail, Portekiz Almanya, Ukrayna veya Çin değil.

Wir sind nicht Taiwan, Costa Rica, Irak, Oman, Sri Lanka, Argentinien, Neuseeland, Spanien, Irland, Israel, Portugal, Deutschland, Ukraine, China

Click to see more example sentences
yeni erneut

Castor ve ben de Traglarla ilgili yeni bir girişimde bulunacağız.

Und Castor und ich werden eine erneute Annäherung an die Trags wagen.

New Mexico'da yeni bir Hanta gribi salgını var.

In New Mexico ist erneut Hantafieber ausgebrochen.

Kraliçe yeni bir çocuk daha kaybetti, bir erkek.

Die Königin hat erneut ein Kind verloren, einen Jungen.

Click to see more example sentences
yeni Neubau

Kuşlar böcekleri yer, arabalar kuşları, pas arabaları yer ve yeni inşaatlar pası.

Vögel fressen Käfer, Autos fressen Vögel, Rost frisst Autos und Neubau frisst Rost.

yeni Newcomer

Ve Bağımsız Kamyoncular'dan yeni bir yarışmacı, Lincoln Hawk.

Und der Newcomer aus der Truckerliga: Lincoln Hawk!