yerde

Bu sembolü de her yerde gördüm ama daha az belirgin sergileniyor.

Ich habe dieses Symbol auch überall gesehen, aber viel weniger sichtbar platziert.

Bir kuş gibi yemek deyimini gerçekten biraz yanlış buluyorum çünkü kuşlar gerçekten çok fazla yerler.

Wie ein Vögelchen essen" ist ein ziemlich unzutreffender Ausdruck, denn Vögel fressen wirklich eine Menge.

Ama onlar için güvenli bir yer bulmaya çalışıyoruz.

Aber wir wollen einen sicheren Ort für sie finden.

Uçsuz bucaksız, keşfedilmemiş bakir bir yer!

Eine riesige unerforschte Wildnis, geheimnisumwoben

Çünkü bizim için çalıştığın zaman, tek müşterin bu yer olacak.

Denn wenn Sie für uns arbeiten, wird Ihr einziger Klient, dieser Ort sein,

Muhtemelen bir yerlerde albümü var.

Sie haben wahrscheinlich irgendwo ein Album.

Ben de her yerde seni arıyordum.

Ich hab dich überall gesucht.

Ama mutlaka bir yerde bir evi vardir bu serefsizlerin.

Aber sicherlich haben diese Schweinehunde irgendwo einen Unterschlupf.

Çok geçmeden bu tüylü sahtekarlar her yerde önemli pozisyonlara sızıyorlardı.

Diese fedrigen kleinen Gauner unterwanderten bald überall wichtige Positionen.

Küçük bir kasaba için büyük bir olay yeri.

Ein großer Tatort für eine kleine Stadt.