Turkish-German translations for yerinde:

treffend · statt · angebracht · direkt · angemessen · other translations

yerinde treffend

Her hafta burada Bert'in yerinde buluşuruz.

Wir treffen uns jede Woche bei Bert's.

Karşı konulmaz güç, yerinden oynatılmaz nesneyle karşılaşırsa ne olur?

Was passiert, wenn die unwiderstehliche Kraft auf das unverrückbare Objekt trifft?

Onunla yarın gece akşam yemeği için Mcshanleys'te buluşacağım.

Ich werde ihn morgen Abend im McShanleys zum Essen treffen.

Click to see more example sentences
yerinde statt

Paçavra yerine ipek, para yerine nezaket, açlık yerine sınırsız yemek.

Seide statt Lumpen, Freundlichkeit statt Reichtum, Essen statt Hunger.

Gruplar Savaşı" bu gece Kraliçe Moussette'in yerinde.

Der Wettbewerb findet heute Abend im Queen Moussette's statt.

Tanzanya'nın Grumeti Nehri boyunca, yemekten davul gibi şişmiş karınlarıyla hipopotamlar yerlerini alıyorlar.

Hier sehen Sie Tansanias Grumeti Fluss, das Fütterungsritual von aufgeblasenen Nilpferden findet statt.

yerinde angebracht

Ama bir deneme yapmak yerinde olur, değil mi?

Aber ich glaube, ein Test wäre angebracht, nicht wahr?

Brennan kafatasını tekrar birleştirdi ve kas doku yerlerini işaretledi.

Brennan hat den Schädel wieder zusammengesetzt und Gewebemarkierungen angebracht.

yerinde direkt

İskele motor yerimize tam isabet.

Direkter Treffer am Backbordantrieb.

yerinde angemessen

Bu hiç yerinde değil.

Das ist nicht angemessen.