Turkish-German translations for zor:

schwer · schwierig · hart · Zwang · anstrengend · knifflig · gewalt · Druck · other translations

zor schwer

Kızım çok zor bir dönemden geçiyor.

Meine Tochter macht eine schwere Zeit durch.

İzlenmesi zor bir adamsın Neal Caffrey.

Sie sind schwer aufzuspüren, Neal Caffrey.

Bu senin için gerçekten zor olmalı.

Das muss schwer für dich sein.

Click to see more example sentences
zor schwierig

Çinli'ler için kolay ama ama yabancılar için çok çok zor.

Einfach für Chinesen, aber für Ausländer sehr, sehr schwierig.

Hepimiz zor seçimler yapmak zorundayız, Grace.

Wir alle müssen schwierige Entscheidungen treffen, Grace.

Çocuklar, bu hepimiz için çok zor.

Es ist doch für uns alle schwierig.

Click to see more example sentences
zor hart

Ben de zor bir hafta sonu geçirdim.

Ich hatte auch ein hartes Wochenende.

Bu, onun için de zor.

Für ihn ist es auch hart.

İlk başlarda zor olabilir.

Könnte anfangs etwas hart sein.

Click to see more example sentences
zor Zwang

Metabolizması aşırı tepki gösteriyor sinir sistemini kapatmaya zorluyor.

Sein Metabolismus überkompensiert, zwingt sein Nervensystem zur Abschaltung.

Beni buna sen zorladın.

Du hast mich dazu gezwungen!

Beni buna o zorladı.

Er zwang mich dazu.

Click to see more example sentences
zor anstrengend

Neden her şey bu kadar yorucu olmak zorunda?

Wieso ist immer alles so irrsinnig anstrengend?

Elbette soğuktur. Zor ve tehlikeli de olabilir, ama imkansız olamaz.

Sicher, es ist anstrengend, schwierig und sogar gefährlich, aber nicht unmöglich.

Sadece havamda değilim. Benim için de zor bir gündü.

Ich bin einfach nicht in Stimmung, mein Tag war auch anstrengend.

Click to see more example sentences
zor knifflig

Şimdi zor soruya geçiyoruz.

Und jetzt ein Kniffliger.

Bu zor bir vakaya benziyor.

Ist ein kniffliger Fall.

Bu düğmeler zor, değil mi?

Das ist knifflig, nicht?

Click to see more example sentences
zor gewalt

Ben seni zorla oturtmadan otur.

Setz dich, bevor ich Gewalt anwende!

Hayır Nikki, senden almaya zorla.

Nein, Nikki, zwing uns, Gewalt anzuwenden.

Shakusky, zor kullanma iznimiz var mı?

Wer? Shakusky. Dürfen wir Gewalt anwenden?

zor Druck

Baskı yok. Hemen cevap vermek zorunda değilsin.

Kein Druck, du musst das nicht sofort beantworten.