üben için Almanca-Türkçe çeviriler:

alıştırma · pratik · çalıştırmak, çalışmak · talim · uygulama · diğer çevirileri

üben alıştırma

Aber ich habe geübt.

Ama ben alıştırma yaptım.

Ich schwöre, ich habe geübt.

Yemin ederim, alıştırma yaptım.

Mr. Palmer übt noch etwas auf den letzten Drücker.

Bay Palmer, biraz son dakika alıştırması yapıyor.

üben pratik

Heute Abend muss ich üben.

Bu gece pratik yapacağım.

Hier wirst du jeden Tag eine Stunde üben.

Her gün burada bir saat pratik yapacaksın.

Alles klar, bereit zum Üben?

Tamam, pratik yapmaya hazır mısın?

üben çalıştırmak, çalışmak

Eigentlich sollten wir Artikulation üben heute.

Aslında bugün telaffuz çalışması yapmamız gerekiyordu.

Während du auf dem Klavier übst, würde ich dir Frühstück machen.

Sen piyano çalışırken, ben de mutfakta sana kahvaltı hazırlarım.

Übst du an der Resusci-Anne?

Cpr kukla üzerinde çalışıyor?

üben talim

Übe schießen, nicht trinken.

Atış talimi yap, içki değil.

üben uygulama

Der Sinn eines Übungstests ist eigentlich das Üben.

Bu uygulama testi fikri, aslında bir uygulama.