Aktaion

Big Jim hat mich entführt, somit konnte Aktaion mir irgendein beschissenes Heilmittel injizieren.

Big Jim beni kaçırdı. böylece Aktaion bana bazı tedavi aşıları enjekte etti.

Aktaion hat viele gute Menschen für viele schreckliche Dinge benutzt.

Aktaion birçok sahiden iyi insanı, birçok korkunç şey için kullandı.

Ja. Christine arbeitet für Aktaion, aber das ist nicht die echte Christine.

Evet, Christine Aktaion için çalışıyor ama o gerçek Christine değil.

Christine arbeitet für Aktaion.

Christine, Aktaion için çalışıyormuş.

Wieso versucht Aktaion Sie umzubringen?

Neden Aktaion seni öldürmeye çalışıyor?

Christine und Eva arbeiten für Aktaion.

Christine'le Eva Aktaion için çalışıyor.

Die arbeiten für Aktaion.

Onlar Aktaion için çalışıyor.

Michael Bryant. Strahlungsspezialist von Aktaion.

Michael Bryant, Aktaion radyasyon uzmanı.

Aktaion ist hier.

Aktaion da burada.

Aktaion Energy hat andere Abteilungen.

Aktaion Energy'nin başka bölümleri de var.