Art için Almanca-Türkçe çeviriler:

tür · çeşit · tarz · şekil · yol · nevi · tip · cins · türlü · usul · ırk · soy · tavır · diğer çevirileri

art

Art tür

Unsere DNA-Exkavatoren entdecken jedes Jahr neue Arten.

DNA kâşiflerimiz her sene yeni türler keşfediyor.

Eine Art Höhle, aber ich

Bir tür mağara ama ben

Welche Art Gewürz brauche ich denn?

Ne tür bir baharata ihtiyacım varmış?

Art çeşit

Vielleicht ist es eine Art Strafvorrichtung, ein Abschiedsgeschenk der cardassianischen Regierung.

Belki bir çeşit cezalandırma aygıtıdır. Kardasya hükümetinden veda hediyesi.

Sie ist eine Art Hexe.

O bir çeşit cadı!

Ist eine Art Therapie für sie.

Onun için bir çeşit terapi gibi.

Art tarz

Heilbutt nach Cajun-Art.

Cajun tarzı Halibut.

Welche Art von Arbeit?

Ne tarz bir yapıyor?

Welche Art von Hinweis?

Ne tarz bir ipucu?

Art şekil

Dieser neue Kult, dieser Fan-Club von Joe Carroll, sucht Ruhm in der schlimmstmöglichen Art.

Bu yeni tarikat, Joe Carroll'un yeni fan kulübü olabilecek en kötü şekilde ün arıyorlar.

Ich dachte, Sie könnten vielleicht auf unauffällige Art und Weise

Düşündüm ki, siz belki göze batmayacak bir şekilde

Und dann in einer Art Disco-Schnecke.

Sonra bu şekilde, bir çeşit disko tarzı.

Art yol

Muss eine Art Funkbake sein oder eine Markierung.

Bir çeşit yol işareti veya duba olmalı.

Was ist das für eine Art, einen Menschen umzubringen?

Bir insanı öldürmek için nasıl bir yol bu böyle?

Wow, was für eine lustige Art, jemand kennenzulernen.

Vay, biriyle tanışmak için ne komik bir yol.

Art nevi

Diese ganzen Fragmente bilden eine Art impressionistisches Gemälde.

Tüm parçaları birleştirince ortaya bir nevi izlenimci resim çıkıyor.

Er ist eine Art Vaterfigur für ihn.

Onun için bir nevi baba figürü.

Es ist eine Art Flugschreiber.

Bu bir bir nevi uçuş kaydedici.

Art tip

Berge, Nationalparks, Wüsten, diese Art Orte.

Dağlar, parklar, çöller. Bu tip yerler işte.

Eine Art riesiger, eierköpfiger Typ mit roten Augen und grünem Bart.

İri yarı, yumurta kafalı bir tip. kırmızı gözleri ve yeşil sakallıydı.

Klubs dieser Art haben keine Mitgliederkartei.

Bu tip kulüplerde kayıt defteri tutulmaz.

Art cins

Der Auftragsmörder hat eine seltene Piranha-Art benutzt.

Suikastçı piranha nadir bir cins kullanılır.

Die Art, die Karrieren macht und Präsidentschaften beendet.

Yeni kariyerler başlatan ve başkanlıkları bitiren cinsten bir haber.

Eine Art Spezialdetektiv.

Bir cins "dolandırıcılog".

Art türlü

Herzlosigkeit oder Perversion suggerierende Äußerungen jeglicher Art sind strengstens verboten.

Soğukluğu veya sapıklığı akla getirebilecek her türlü ifade kesinlikle yasaktır.

Gerechtigkeit wird ausgeübt mit Kanonen, Entermesser und vielen Arten von gnadenlosem Metall.

Gemilerimiz peşlerinde. Ve adalet, top salvolarıyla, kama kılıçlarla, ve de her türlü acımasız metalle sağlanacak.

Vielleicht brauchst du eine andere Art der Aufmunterung.

Belki de ihtiyacın olan başka türlü bir şeydir.

Art usul

Eier Florentiner Art.

Floransa usulü yumurta.

Gefülltes Schnitzel auf sizilianische Art.

Sicilya usulü pirzolalar, Porto-Riko usulü pirinç,

Art ırk

Heuschrecken jeder Art und Gattung

Her ırk ve dinden çekirgeler.

Sind Sie so eine Art Vampir-Rasse?

Bir tür vampir ırk mısınız?

Art soy

Ihr seid die Retzten einer aussterbenden Art, der US-Patrioten.

Ölmekte olan bir soyun sonuncususun, bayrak sallayan Amerikalı.

Art tavır

Ich hasse Sie wegen Ihres schmalzigen Charmes und Ihrer lässigen Art!

Senden nefret ediyorum. Yalaka tavırlarından ve rahat hareketlerinden nefret ediyorum.