Ehrliche

Wenigstens hatten wir eine ehrliche Beziehung.

En azından bizim dürüst bir ilişkimiz vardı.

Ich möchte tatsächlich ehrlich sein.

Ben gerçekten dürüst olmak istiyorum.

Ehrlich, ich weiß gar nichts darüber.

Açıkçası o konuda hiçbir şey bilmiyorum.

Ich habe ehrlich gesagt dafür gerade keine Zeit.

Dürüst olmak gerekirse şu an, bunun için vaktim yok.

Ich dachte, wir wären wenigstens ehrlich zueinander.

En azından birbirimize dürüst davrandığımızı sanıyordum.

Ich möchte einfach ehrlich sein.

Ben dürüst olmak istiyorum.

Komm schon, sei ehrlich.

Hadi ama, dürüst ol.

Selbst ein Politiker kann gelegentlich ehrlich sein.

Bir politikacı bile bazen dürüst olabilir.

Ehrlich gesagt, ich muss euch dafür danken.

Açıkçası, bunun için size teşekkür etmem gerek.

Aber wir müssen völlig ehrlich zueinander sein.

Ama birbirimize karşı dürüst olmak zorunda olurduk.