Fasanen

Sie wissen, ich esse immer Fasan.

Ben her zaman sülün yerim, biliyorsun.

Kannst du "Fasan" buchstabieren?

Sülün" Bunu heceleyebilir misin?

Das waren Fasanen letzte Woche.

Onlar sülündü ve geçen hafta yedin.

Es geht über Perlhuhn und Fasan.

Gine tavuğu ve sülün hakkında.

Sutemaru hat einen Fasan gefangen.

Sutemaru ağabey sülün yakaladı.

UND AB UND ZU FASAN.

VE ARA SIRA SÜLÜN

Aber rupfen Sie zu Mittag nicht einen Fasan mit Miss Lamont?

Ama Öğle yemeği için Bayan Lamont ile bir sülün parçalamayacak mısın?