Himmel için Almanca-Türkçe çeviriler:

cennet · gökyüzü · gök · hava · sema · evren · diğer çevirileri

Himmel cennet

Hier in der unbefleckten Wiege des Himmels wird eine neue Überrasse entstehen, eine Rasse mit perfekten Körpern.

Bu cennetin el değmemiş beşiğinde yeni bir ırk yaratılacak, mükemmel fiziksel özellikleri olan bir ırk.

Nach dem Großen Krieg zwischen Himmel und Hölle

Cennet ve Cehennem arasındaki büyük savaştan sonra

Alle wollen in den Himmel aber keiner will sterben.

Herkes cennete gitmek ister ama hiç kimse ölmek istemez.

Himmel gökyüzü

Dieser Utah-Himmel ist verblüffend.

Vow, Utah'da gökyüzü inanılmaz.

Eine dieser riesigen Weltraumkanonen, die Goa'uld-Schiffe vom Himmel schießt?

Şu büyük, gümleyen uzay silahlarından Goa'uld gemilerini gökyüzünden silen?

Die Hitze wäre so intensiv, aber der Himmel wäre glühend blau.

Sıcaklık inanılmaz yoğun olurdu, ama gökyüzü mavi olurdu, yakıcı mavi.

Himmel gök

Halbmond, rote Erde, schwindender Himmel und schwindendes Land, wurzelloses Gras, er ist nahe

Hilal ay, kırmızı dünya, solan gök, solan yer, yeşil köksüz otlar, yakında.

Dein Reich komme, Dein Wille geschehe wie im Himmel als auch auf Erden.

Egemenliğin gelsin. Gökte olduğu gibi yeryüzünde de senin istediğin olsun.

Die Sonne scheint, blauer Himmel, ein perfekter Tag.

Güneş parlıyor, gök masmavi, mükemmel bir gün.

Himmel hava

Der Wetterbericht sagt bis dahin klaren himmel voraus.

Hava raporu, o zamana kadar havanın açılacağını söylüyor.

Jetzt brauchen wir nur drei Tage klaren Himmel.

Şimdi tek ihtiyacımız olan üç günlük açık hava..

Hände gen Himmel, O'Bannon!

Eller havaya, O'Bannon!

Himmel sema

Ein Seufzer im chinesischen Himmel.

Çin semalarında bir işaret.

Himmel evren

Vielleicht, weil das Universum einst so jung war wie Sie und der Himmel im Licht erstrahlte.

Belki de evren bir zamanlar senin kadar gençti ve gökyüzü ışıklar içinde parlıyordu.