Keins

Keine Autokosten, denn wir brauchen keins.

Araba gideri yok, çünkü arabaya ihtiyacımız yok.

Bis jetzt hatte ich keins

Şu ana kadar benim yoktu.

Keine Arzneimittelreaktion, wir haben noch keins appliziert.

İlaç vermediğimize göre ilaçlara tepki olmadığı apaçık.

Ich hatte keins.

Ben hiç içmedim.

Ich brauche keins.

Hayır, ihtiyacım yok.

Keins dieser Kinder ist ansteckend.

Çocukların hastalığı bulaşıcı değil.

Wir haben keins!

Bizim paramız yok!

Ich habe keins.

Hiç param yok.

Sir, wie viele Flugzeuge kommen noch? Keins.

Efendim, başka kaç tane uçak geliyor?

Warum haben Sie keins von diesen Gastausweis-Dingern?

Neden sende şu misafir rozetlerinden yok?