Offenbarung

Jede Offenbarung sizilianischen Wesens entspringt einer krankhaften Träumerei.

Bizde her gösteri, en şiddetlisi bile. .bir mahvolma isteğidir.

Mr. Monk, Sie sind eine Offenbarung.

Mr. Monk. Siz gerçek bir devrimcisiniz.

Lily, ich hatte eine Offenbarung.

Lily, bir aydınlanma yaşadım.

Plötzlich, ohne Vorwarnung, hatte Olive Snook eine winzige, aber doch sehr reelle, Offenbarung.

Aniden, bir uyarı bile olmaksızın Olive Snook küçük ancak çok gerçek bir aydınlanma yaşadı.

Letzte Nacht war eine Offenbarung für mich.

Dün gece benim için bir aydınlanmaydı.

Aber für mich war es eine Offenbarung.

Ama benim için bir aydınlanma demekti.

Martha Rodgers ist eine Offenbarung.

Martha Rodgers bir ilhâm kaynağıdır.

Korinther, Hesekiel Offenbarung, Matthäus, Lukas.

Korintliler, Ezekiel, Alametler, Matta, Luka.

Was Exum mir über den Irak erzählte, war eine Offenbarung.

EXUM'un Irak hakkında bana anlattıkları bir dışa vurumdu.

Johnny Depp! Welch Offenbarung!

Johnny Depp, ne haşmetliydi be!