Permanentes

Wir brauchen eine permanente Lösung, aber ich habe eine temporäre.

Bize kalıcı bir çözüm lazım. Şimdilik geçici bir şey buldum.

Permanente Besiedelung dieses Planeten.

Bu gezegende kalıcı olarak yerleşmek.

Veränderungen können permanent sein".

Bu değişiklikler kalıcı olabilir.

Dies ist kein permanenter Zustand.

Bunun sürekli olmayacağına güveniyorum?

Jemand muss eine permanente Einheit in Friedenszeiten einrichten.

Barış süresince birinin kalıcı bir birim kurması gerek.

Das hier ist ein Unfall. Eine vergessene permanente Arbeitsbeschaffungsmaßnahme.

Bu sadece bir kaza bir unutulmuş, kontrolden çıkmış bir projeden ibaret.

Computer, permanente Scans des Transporteroszillators initiieren.

Bilgisayar, ışınlayıcı sarkaçı için sürekli taramayı başlat.

Die massive Verfinsterung der Sonne wird permanente Erblindung, Makularschäden und thermische Netzhautverbrennungen verursachen.

Güneşin yaratacağı okültasyon, kalıcı körlüğe, maküler hasarlara ve retina yanmalarına yol açabilir.

Wir haben die Naomi Wasserflaschen, die Naomi temporären Tattoos, die Naomi permanenten Tattoos, für ein paar glückliche, ausgeloste Gewinner.

Naomi su şişelerimiz var, Naomi geçici dövmelerimiz var, bazı piyango talihlileri için Naomi kalıcı dövmelerimiz var.

Ist das eine permanente Augmentation?

Bu da kalıcı bir iyileştirme mı?