Toms

Tom-Toms Wundnaht ist entzündet.

Tom'un yarası mikrop kapmış.

Tom hatte eine Abordnung für einen ordentlichen Empfang aufgestellt.

Tom, doğru dürüst bir karşılama için bir komite oluşturmuştu.

Alle nennen mich Tom Tom, aber bitte sagen Sie Tom.

Herkes bana Tom Tom der ama lütfen siz Tom deyin.

Ich habe Tom Wittmans Strafakte gefunden.

Tom Wittman'ın ıslahevi kayıtlarını buldum.

Tom ist jetzt ein Journalist, Großmutter.

Tom artık bir gazeteci büyükanne.

Tom Riddles Tagebuch.

Tom Riddle'ın günlüğü.

Ich möchte Tom allein sprechen.

Tom ile yalnız konuşmak istiyorum.

Ich habe einen weiteren Termin, aber Tom erwartet Sie.

Başka bir görüşmem var, ama Tom seni bekliyor.

Tom, hören Sie mich?

Tom, beni duyuyor musun?

Auch Ihnen viel Glück, Tom.

Sana da iyi şanslar Tom.