VIP

Wir hatten VIP-Tickets dafür.

Bunun için VIP biletlerimiz vardı.

Ich habe hier eine nette kleine VIP-Loge.

Burada VIP'm var. Güzel bir loca.

Er ist ein erstklassiger VIP Flughafen-Dingsbums.

Kendisi birinci sınıf VIP zamazingosu.

Einen Privatstrip in der VIP-Lounge?

VIP odada kucak dansi ister misin?

Haben Sie neue Ideen für Vip?

Vip için yeni fikirleriniz var mı?

Er orderte eine VIP-Massage und bat offenbar die Masseurin, eine Meredith Bordinay, um sexuellen Kontakt.

VIP masajı talep etmiş ve söylenene göre, masajcı Meredith Bordinay'den cinsel temas talebinde bulunmuş.

Das ist eine VIP-Behandlung, Sir.

Bu bir VIP hizmeti, Bayım.

Der Vip-Tag naht.

Vip günü yaklaştı.

Deshalb benutzen die echten VIPs nie den VIP-Eingang.

İşte bu yüzden gerçek VIP'ler asla VIP girişini kullanmıyor.

Aber du, mein Freund, hast jetzt lebenslangen Zutritt zum VIP-Bereich.

Ama sen, dostum, VIP bölümüme ömür boyu giriş kazandın.