Verschiebung

Eine rhythmische Verschiebung meines Körpers.

Fiziksel yaşamımın çok önemsiz bir çıkıntısı

Aber Tusk will diese Verschiebung hinauszögern oder umkehren.

Ama Tusk bu süreci geciktirmek ya da tersine çevirmek istiyor.

Es ist eine temporale Verschiebung.

Bu zamansal bir yer değiştirme!