benebelten

Wir verprassen immer die Hälfte davon an Sonnenbränden und benebelten Erinnerungen, Coop.

Her zaman yarısını güneşte yanmak ve sarhoş olmak için harcarız, Coop.

Mr. Branson ist ziemlich benebelt, und Lady Sybil mag es nicht sonderlich.

Bay Branson kendinde değil ve bu Leydi Sybil'ın pek hoşuna gitmiyor.

Er ist benebelt.

Tam bir bitki.