beschattete

Ich muss eine Tussi bis Mitternacht beschatten.

Gece yarısına kadar bir pilici takip etmem gerekiyor.

Nein, sie beschatten mich abwechselnd.

Hayır, beni iki yanımdan izliyorlar.

Wer beschattet ihn?

Onu kim izliyor?

Sie beschatten dich auch.

Seni de takip ediyorlar.

Wir hatten ihn länger beschattet.

Bir süredir izliyorduk onu.

Jemand wird sie beschatten.

Evet birileri onu takip edecek.

Werde ich beschattet?

Takip mi ediliyorum?

Ziva Ziva wollte sie beschatten.

Ziva onu takip etmek istedi.

Manchmal lässt er mich beschatten.

Evet. Bazen beni takip ettiriyor.

Henry hat Sie beschattet?

Henry seni takip mi etti?