beurteilt

Muss sagen, ich habe Dich gestern Nacht falsch beurteilt.

Söylemeliyim ki, dün gece, seni yanlış yargılamışım.

Mich beurteilt keiner.

Kimse beni sinayamaz.

Chris beurteilte sich und andere Menschen nach einem verbissenen, rigorosen Moralkodex.

Chris kendini ve etrafında bulunan insanları şiddetli bir katılıktaki ahlak kurallarına göre ölçerdi.

Vielleicht hast du uns etwas harsch beurteilt.

Bizi biraz sert bir şekilde yargılamış olabilirsin.

Nach meiner Größe beurteilst du mich?

Beni boyuma göre mi yargılarsın?

Soweit ich das beurteilen kann, ist das unsere einzige Chance ihn zu retten.

Şu ana kadar söyleyebileceğim bu onu kurtarmak için tek şansımız.

Nun, ich werde das beurteilen.

Peki buna ben karar vereceğim.

Das werde ich beurteilen.

Buna ben karar vereceğim.

Wer beurteilt jetzt wen, Mike?

Şimdi kim kimi sorguluyor?

Wir beurteilen das Potenzial dieses Lebensraums.

Bu çevrenin potansiyel değerini belirleyecek taramalar için.