bring

Ich bring' dich.

Ben seni bırakırım.

Bring's ihnen schonend bei.

Onlara alıştıra alıştıra anlat.

Er war der Einzige, der dir helfen konnte, und jetzt bring ihn zurück!

Sana yardım edebilecek tek kişi o. Hemen geri getir onu!

Bring mir bitte noch ein Bier!

Bana bir bira daha getir lütfen!

Bring mir ein Glas Wasser.

Bana bir bardak su getir!

Bitte, bitte, bitte bring mich hier raus.

Lütfen, lütfen, lütfen. Hemen çıkar beni buradan.

Wenn ich in einer Woche nicht zurück bin, bring einen Rasierer und Deodorant.

Ve bir hafta içinde geri dönmezsem ustura ve deodorant getir.

Bring sie zurück zu mir Kleiner Vogel, kleiner Vogel

Onu bana geri getir Minik kuş, minik kuş

Danke Dewey Ich bring's zurück.

Sağ ol, görüşürüz Dewey.

Imperialer Droide, bring die geonosianischen Sternenkrieger zum Planeten Hollywood.

İmparatorluk Droidi, Geonosis'li yıldız savaşçılarını Hollywood Gezegeni'ne götür.