du's

Ich hab Dufort's Stimme abgetastet, aber ich brauche noch ein paar Geräusche.

Dufot'un konuşmasını örnekliyorum, ama hâlâ bir kaç sese daha ihtiyacım var.

Wir müssen ihn zurück in's Clubhaus bringen.

Onu kulüp evine geri götürmemiz gerekiyor.

Sie ist auch ein Shifter, stimmt's?

O da bir şekil değiştiren, değil mi?

Entschuldigen Sie, ich hab's eilig, wir haben eine Biologieprüfung.

Kusura bakmayın, acelem var da. Bugün biyoloji sınavımız var.

Nein. Nein, ich schwör's.

Hayır, hayır, yemin ederim.

Hallo, kleiner Bruder, ich bin's wieder.

Selam küçük kardeşim! Yine ben.

Willst du's nochmal probieren?

Tekrar denemek ister misin?

Ich denke, ich hab's unter Kontrolle.

Sanırım ben kontrol altına aldım.

Haben sie dich deswegen auf's Internat geschickt?

Seni bu yüzden mi yatılı okula gönderdiler?

Aber ich glaube, ich seh's auch.

Ama galiba ben de görüyorum.