eigenen

Mein eigener Yeoman und zwei andere tot, sieben verletzt.

Yazıcımla iki kişi öldü ve yedi kişi de yaralandı.

Ich will mein eigenes Gebiet.

Ben kendi mıntıkamı istiyorum.

Also stalkst du deine eigene Frau?

Yani kendi karını gizlice takip ediyorsun?

Hast du echt eine eigene Ranch?

Gerçekten kendi çiftliğin var mıydı?

Ich brauche mein eigenes Zimmer.

Kendime ait bir odaya ihtiyacım var.

Es ist zu seiner eigenen Sicherheit.

Kendi güvenliği için. Bu da öyle.

Ohne eigene Handelsflotte werden wir daran ersticken.

Gemilerimizi kullanmazsak kendi yağımız içinde boğulacağız.

Immerhin hab ich mein eigenes Bett.

En azından kendi yatağım var.

Ich habe meine eigene blaue Linie Danny.

Benim kendi ince mavi hattım var, Danny.

Wenn er Psychiater sein will, gut, seine eigene Beerdigung.

Psikiyatrist olmak istiyorsa bu onun kendi cenazesi.