eigentliches

Eigentlich wollte ich Euch meine persönlichen Glückwünsche überbringen, Eure Hoheit.

Aslında ben sizi kişisel olarak tebrik etmek istedim, majesteleri.

Eigentlich, habe ich eine wichtige Aufgabe für dich.

Aslında senin için çok önemli bir var.

Sie haben uns eigentlich einen großen Gefallen getan.

Aslında bize çok büyük bir iyilik yaptın.

Eigentlich nein Ich hatte einen furchtbaren Traum.

Hayır, aslında korkunç bir rüya gördüm.

Eigentlich wollte ich Euch etwas sagen:

Aslında Size söylemek istediğim bir şey var.

Eigentlich habe ich eine bessere Idee.

Aslında daha iyi bir fikrim var.

Eigentlich habe ich eine andere Idee.

Aslında başka bir fikrim var.

Eigentlich, keine schlechte Idee.

Aslında kötü bir fikir değil.

Eigentlich habe ich eine Nachricht für dich.

Aslında sizin için bir mesajım var.

Eigentlich wollte ich dich sehen.

Aslında sadece seni görmek istedim.