gelehrt

Ich lehrte ihn alles.

Ona her şeyi ben öğrettim.

Meine Mutter lehrte mich viele Dinge.

Annem bana pek çok şey öğretti.

Ich lehre dich ein anderes Wort.

Sana başka bir kelime öğreteyim:

Bitte lehrt uns.

Lütfen bize öğretin

Lehrt sie einen besseren Weg.

Daha iyi bir yol öğretin.

Ich habe dich Besseres gelehrt.

Sana bundan daha iyisini öğretmiştim.

Ich habe sie gelehrt, wegzuschauen.

Onlara görmezden gelmeyi öğrettim.

Diese Wunden haben mich vieles gelehrt.

Sakatlığım bana çok şey öğretti.

Wasser lehrt uns Annahme.

Su, bize kabullenmeyi öğretir.

Altehrwürdiger Weiser, lehre uns deine Taten.

Yaşlı bilge güç, yaptıklarını öğret bize.