gewidmet

Ich widme meine viel bejubelte, herzaufwärmende Saga meinem tapferen kleinen Freund Irik!

Çok beğenilen, kalplere sıcaklık veren destanımı cesur dostum Ear-rik'e ithaf ediyorum.

Dieses Lied widmen wir unserem fantastischen Sportlehrer.

Bu şarkı fantastik beden eğitimi hocamıza adanmıştır.

Ich werde mich gleich diesen Grundstückbetrugsfällen widmen.

Şimdi de o arazi sahtekarlığını araştırmaya gidiyorum.

Dieser Film ist der Erinnerung an Christopher Ford gewidmet.

Bu film Christopher Ford'un anısına ithaf edilmiştir.

Dieser Film ist ihnen gewidmet.

Bu film onlara adanmıştır.

Sie widmeten Ihr Leben der Vervollkommnung unserer Ideale.

Siz tüm hayatınızı bu asil icadı iyileştirmeye adadınız.

Aber wenn ich dir das Gedicht widme, wird es einen Grund haben, oder?

Ama bu şiiri sana adamışsam, bunun bir nedeni olmalı, değil mi?

DIESER FILM IST ALLEN NOTHELFERN GEWIDMET

BU FİLM BÜTÜN YARDIM GÖREVLİLERİNE VE

Ich würde diesen Song gerne Addison Carver widmen.

Bu şarkıyı Addison Carver'a armağan etmek istiyorum.

Ich möchte diesen Song meinem Freund Finn widmen.

Bu şarkıyı erkek arkadaşım Finn'e ithaf ediyorum.