hätten

Für eine Midlife-Crisis hätten Sie einen anderen Austragungsort aussuchen sollen.

Orta yaş buhranını geçirmek için kendine başka bir şehir seçmeliydin.

Sie hätten dasselbe für mich getan.

Sen de benim için aynı şeyi yapardın.

Ich wünschte, wir hätten mehr Zeit.

Keşke daha fazla zamanımız olsaydı.

Sie hätten dasselbe für meine Kinder getan.

Sen de aynısını benim çocuklarım için yapardın.

Aber wenn Sie zufällig eine halbe Grapefruit hätten

Fakat eğer yarım bir greyfurtunuz varsa alabilirim.

Aber Sie hätten nichts gewonnen.

Ama sen hiçbir şey kazanmadın ki.

Ich wünschte, wir hätten mehr.

Keşke daha fazla olsaydı.

Alle Frauen behaupteten, sie hätten dich gestillt.

Bütün kadınlar seni beslediklerini iddia ettiler.

Fürs Toaster-Abknallen hätten Sie 'nen Orden verdient.

O tost makinesini hakladığın için sana madalya vermelilerdi.

Sie hätten rumgestochert, viele Fragen gestellt.

Onlar araştırabilirlerdi bir sürü soru sorabilirlerdi.