hm

Zumindest ist er noch da drinnen. Mm-hm.

En azından hala orada olduğunu biliyoruz.

Hm, Warren schläft mit Blunts Frau und dann begräbt er ihn lebendig?

Yani, Warren Blunt'ın karısıyla yatıyor ve onu canlı canlı gömüyor mu?

Genau wie bei Butch und Sundance, hm?

Butch ve Sundance gibi, değil mi?

Ein schönes Glas Wein für Sie, hm?

Bir bardak, güzel bir şarap, senin için.

Kommst mich heute besuchen, hm?

Bugün beni görmeye mi geliyorsun?

Na, komm. Frag mich etwas Persönliches. Hm.

Haydi bana kişisel bir şey sor bakalım.

Du hast ein Mädchen vergewaltigt, hm?

Demek bir kıza tecavüz ettin?

Wie General Custer, hm?

General Custer gibi, ha?

He, keine schlechte Aussicht, hm?

Hey, manzara fena değil, ha?

Hey Sharon, Randy, großartige Ernte, hm?

Merhaba Sharon, Randy. Harika hasat ha?