internationalen

Wir haben schon vier internationale Waffenhändler identifiziert.

Dört uluslararası silah tüccarını tespit ettik bile.

Internationale Flugreservierung, bitte.

Uluslararası rezervasyon, lütfen.

Eine internationale Krise.

Uluslararası bir kriz.

Sie betreten eine internationale Handelszone.

Şimdi uluslararası bir alana giriyorsunuz.

Sie leistete einem internationalen Flüchtling Beihilfe.

Uluslararası bir kaçağa yardım ve yataklık etti.

Eine internationale Präsenz.

Uluslararası bir yapı.

Eine internationale Gruppe.

Uluslararası bir kalabalık.

Wir spielen sogar internationale Partien.

Uluslararası maç bile yapıyoruz.

Nichts, aber ich bin jetzt ein internationaler Jetsetter.

Hiçbir şey ama artık uluslararası bir jet sosyeteyim.

Ich verbrachte einige Jahre in Hongkong, einige internationale Schulen.

Hong Kong'da birkaç sene geçirdim, uluslararası eğitim.