läuft

Wenn alles schief läuft, wäre dieser Dolch sicherlich hilfreich.

Eğer işler ters giderse hançer işimize yarayabilir.

Zwischen uns läuft nichts mehr.

Aramızda bir şey yok artık.

Wie auch immer, sie sagte: "Wie läuft's denn?

Her neyse, "Nasıl gidiyor?" dedi. Ben "İyi." dedim.

Nein, alles läuft großartig.

Hayır, her şey mükemmel gidiyor.

Wie läuft's, Jungs?

Nasıl gidiyor çocuklar?

Wie läuft denn alles andere?

Diğer işler nasıl gidiyor?

Wie läuft's heute?

Bugün işler nasıl?

Wie läuft deine erste Beziehung?

İlk ilişkin nasıl gidiyor?

Ich höre. Alles läuft wie geplant.

Her şey yolunda, planladığınız gibi.

Hier läuft ein Mörder herum.

Aranızda bir katil var.