lausigste

Aber ein lausiger Bulle.

Ama kötü bir polisti.

Aber ein lausiger Spieler.

Ama kötü bir kumarbazsın.

Sie sind ein lausiger Fahrer.

Çok kötü bir sürücüsünüz.

Sie wären ein lausiger Psychiater.

Senden çok kötü bir psikiyatrist olurdu.

Nichts, zwei lausige Neunen.

Hiçbir şey. İki kötü dokuzlu.

Für eine lausige Medaille.

Dandik bir madalya için mi?

Lausige, veraltete Reliquien!

Kahrolsun, eski kalıntılar!

Ein lausiges Spitzmaulnashorn, ein lausiger bengalischer Tiger

Bir tanecik siyah gergedan, bir tanecik Bengal kaplanı.

Ich bin ein lausiger Lügner.

Çok kötü bir yalancıyım.

Deine Verkäufe sind lausig, Don!

Senin satışların berbat, Don.