morgigen

Die verbliebenen zehn Frauen fahren im morgigen Death Race als Navigatorinnen mit.

Geriye yarınki Ölüm Yarışı'nda kopilot olarak yarışacak on kadın kaldı.

Ja, aber technisch gesehen wäre es dann schon vor dem morgigen Frühstück.

Evet ama teknik olarak o da yarının kahvaltısından önce oluyor.

Verbring den morgigen Nachmittag mit mir.

Alo. Yarın öğleden sonrayı benimle geçir.

Du wirst den morgigen Tag nicht mehr erleben, Nigger!

Seni Seni yaşatmayacağım! Bir gün daha göremeyeceksin zenci!

Hoffentlich vor der morgigen Hochzeit.

Umuyorum, yarınki düğünden önce.